29/10/2008 - Karbonhidrat Gereksinimi sindirimi
Karbonhidrat Gereksinimi Vücut hücreleri enerji gereksinimini büyük oranda ve öncelikle karbonhidratlardan sağlar. Ancak yeterli karbonhidrat alınmadığı zaman yağlar ve proteinler enerji kaynağı olarak kullanılırlar. Karbonhidratlar karaciğerda glikojen halinde depo edilir ve gerek duyuldukça glukoz halinde kana verilir, kan dolaşımıyla vücut hücrelerine taşınır. Karbonhidratların yeterli alınmaması durumunda ise karaciğer yağ depoları enerji kaynağı olarak kullanılırlar. Enerji üretimi sırasında glukoz, amino asit ve yağ asitleri yıkımının bir ara ürünü olarak Asetil KoA (Asetil koenzim A) meydana gelmekte bu da "Oksalo asetik asit" le birleşerek "sitrik asit" döngüsüne girmekte ve en sonunda CO2 veH2O ya kadar yıkılarak yüksek enerjili ATP molekülleri üretilmektedir. Bu döngünün çalışması için hücrede "oksalo asetik asit" bulunmasa gerekmekte, bunun kaynağını ise karbonhidratlar oluşturmaktadır. Bu durumda sürekli yağlarla beslenme enerji gereksinimini sağlar mı? 3. Yeterli ve Dengeli Beslenme Buraya kadar öğrendiklerimizden anlaşılacağı üzere değişik besin gruplarının her birisinin hücre ve dokularda ayrı bir işlevi bulunmaktadır. Beslenmek sadece yeterli kaloriyi almak değildir. Karbonhidratlar, yağlar ve proteinlerden oluşan üç ana besin grubunun her birinin enerji oluşturmaları yanında farklı işlevleri de bulunmaktadır. Bunlardan birinin eksiği diğerinin fazlalığı ile telafi edilemez. Buna göre günlük aldığımız besinler: • Günlük kalori gereksinmemizi sağlamalıdır. • Hücresel yapıları oluşturan makromoleküllerin öncül moleküllerini içermelidir. • Metabolik olayların devamını sağlayacak olan su, vitamin ve mineral maddeler içermelidir. Karbonhidrat, yağ, protein, su, mineral maddeler ve vitaminlerden oluşan besinlerin herbirinden yukarıda sözü edilen işlevleri gerçekleştirecek şekilde alınması "yeterli ve dengeli beslenme" olarak tanımlanabilir. Besin maddelerini oluşturan karbonhidratlar, yağlar ve proteinler insan ve diğer canlıların hücrelerinde yapı malzemesi ve enerji kaynağı olarak kullanılırlar. Yukarıda da değindiğimiz gibi bu organik besin maddeleri küçük molekül birimi olan halkaların birleşmesiyle meydana gelmiş zincir halinde büyük moleküllerdir. Karbonhidratlar glukoz halkalarından, yağlar yağ asidi ve gliserolden, proteinler ise amino asit halkalarından oluşmuşlardır. Bu büyük moleküller hücre zarlarından geçemezler. Şu halde bu moleküllerin hücreye alınabilmesi için önce kendilerini meydana getiren halkalara (birim moleküllere) parçalanmaları gerekir. İşte besin maddelerinin kendilerini meydana getiren birim moleküllere kadar parçalanıp kana geçebilecek hale gelmesi olayına sindirim diyoruz. Besin maddelerini birim moleküllerine kadar parçalayan sistemede sindirim sistemi diyoruz Karbonhidratlardan Nişasta, Glikojen, Maltoz, Sakkaroz, Laktoz enzimler aracılığı ile mono sakkaritlere parçalanır. Tükrük Amilazı Karbonhidratlar + Su -----------------> Monosakkaritler Karbonhidratların sindiriminde görev alan enzimlerin genel adı Karbonhidratazdır. Ağızda:< Nişasta Tükrük Amilazı Glikojen + Su -----------------> Dekstrin + Maltoz (pityalin) Midede: Karbonhidrat sindirimi ile ilgili enzim salgılanmaz. İnce Bağırsaklarda: Onikiparmak bağırsağına salgılanan pankreas öz suyundaki amilaz ile, nişasta, glikojen ve dekstrin disakkaritlere (maltoza) parçalanır. Nişasta Amilaz Glikojen + Su --------> Maltoz Dekstrin İnce bağısak bezlerinden salgılanan maltaz, laktaz, sakkaraz enzimleriyle disakkaritler monosakkaritlere parçalanır. Maltaz Maltoz + Su ---------> 2 Glikoz Laktaz Laktoz + Su ---------> Glikoz + Galaktoz Sakkaraz Sakkaroz + Su -----------> Glikoz + Fruktoz Karbonhidratların sindirim ürünü glikoz, fruktoz ve galaktozdur.
|