20 01 2008

Ege Bölgesi-resimlerle-Yer şekilleri -nüfus ve yerleşme-Ege bölg

Ege Bölgesi

Ege Bölgesi, yer şekilleri, iklim ve bunun etkisine bağlı olarak beşeri ve ekonomik yönden farklı olan iki bölüme ayrılmıştır. Bunlar Ege Bölümü ve İç Batı Anadolu Bölümüdür.

Yer şekilleri

Yer şekillerinin oluşmasında 3. zaman sonları ile 4. zaman başlarındaki tektonik hareketler belirleyici olmuştur.

Dağlar :

Bölgenin batısında, Ege Denizi’ne dik uzanan, doğu-batı yönlü dağlar ile bu dağlar arasındaki çöküntü ovaları yer alır. Kuzeyden güneye doğru sıralanan Kaz Dağı, Mardan Dağı, Yunt Dağı, Bozdağlar ve Aydın Dağları kırılma sonucu oluşan horstlardır. Manisa’nın Kula ilçesi yakınlarında genç volkan konileri yer alır.

Ovalar :

Doğu – batı yönlü uzanan dağ sıraları arasında yer alan Edremit, Bakırçay, Gediz, Küçük Menderes ve Büyük Menderes ovaları kırılma sonucu oluşan grabenlerdir. Ege Bölümü’nde yüksekliği 250 metreden daha az olan çöküntü ovaları yer alır ve iç kesimlere doğru uzanır. Bölgenin en güneyindeki Menteşe Yöresi’nde ise karstik ovalar yaygındır.

Platolar :

Bölgedeki platolar Ege grabenlerinin doğusunda, İç Batı Anadolu Bölümü’ndeki yüksek düzlüklerdir. Kıyı Ege ovalarının bittiği yerde, plato görünümündeki İç Batı Anadolu eşiği başlar. İç Batı Anadolu Platosu üzerinde yüksekliği 2000 metreden az olan Demirci, Eğrigöz, Şaphane, Murat, Emir ve Sandıklı Dağları yer alır.

Akarsular ve Göller

Akarsular : Bölgenin akarsuları Bakırçay, Gediz, Küçük Menderes ve Büyük Menderes’tir. Hepsi Ege Denizi’ne dökülür. Akarsuların aşağı çığırlarında arazi eğimi azaldığı için menderesler, akarsu ağızlarında ise akarsularla aynı adları taşıyan irili-ufaklı delta ovaları oluşmuştur. Akarsuların yatak eğimi az olduğu için hidroelektrik potansiyelleri de azdır.

Göller :

 Göl bakımından fakir olan Ege Bölgesi’nde Bafa (Çamiçi) ve Marmara gölleri yer alır. Bu göller alüvyal set gölleridir. Suları tatlıdır.


İklim

Kıyı kesimindeki Asıl Ege Bölümü’nde Akdeniz iklimi özellikleri görülür. Akdeniz ikliminin etkileri, çöküntü ovaları boyunca, kıyıdan yer yer 100-150 km kadar içerilere sokulur. Kıyı kesiminde kar yağışları ve don olayları çok ender görülür. Kışları oldukça ılımandır. Yaz mevsimi kıyı ovalarında oldukça sıcak ve kurak geçer. İç Batı Anadolu Bölümü’nde ise Akdeniz ikliminden karasal iklime geçiş özelliği görülür. Sıcaklık farkları artar. İç Batı Anadolu’da kış mevsimi kıyı kesime göre daha soğuktur. Kar yağışları ve don olayları görülür. Yaz mevsimi ise kıyı kesime göre daha sıcaktır. İç Batı Anadolu’da kıyı kesimine göre azalan yağışlar, ilkbahar mevsimine doğru kayar. Yaz kuraklığı kıyı kesimden daha azdır.


Doğal Bitki Örtüsü


Ege Bölümü’nde 500-600 metreler kadar makiler, daha yükseklerde iğne yapraklı ağaçlardan oluşan ormanlar yer alır. İç Batı Anadolu Bölümü’nde çalılık ve ormanlarla, İç Anadolu’ya doğru bozkırlar göürülür.


Nüfus ve Yerleşme

Nüfus sayısı bakımından Marmara, İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinden sonra 4. sırayı alır. Bölgede doğum oranı düşüktür. Yüzölçümü küçük olduğundan, nüfus yoğunluğu bakımından Marmara Bölgesi’nden sonra 2. sırayı alır. Nüfusun dağılışı düzenli değildir. Kıyı kesimindeki ovalar sık nüfuslu, iç kesimler ise dağlık Menteşe Yöresi ise oldukça tenhadır. Ege Bölümü’nde kentleşme oranı yüksek, göçler nedeniyle nüfus artışı fazladır. Ayrıca bu bölümde yer alan Kuşadası, Bodrum, Marmaris gibi turizm merkezlerinde yaz mevsiminde turizm nedeniyle nüfus artar.


İller
Afyon, Aydın, Denizli, İzmir, Kütahya, Manisa, Muğla, Uşak

Ekonomik Özellikler


Tarım

Kıyı kesimindeki Ege Bölümü’nde verimli tarım topraklarının bulunması ve Akdeniz ikliminin etkisi nedeniyle, ekonomik değeri yüksek olan ihraç ürünleri yetiştirilir. Bu bölümde tarımda makine kullanımı yaygındır. İntansif (modern) tarım yöntemleri uygulanır. Tarımsal nüfus yoğunluğu fazla olan bu bölümde seracılık da yaygındır. İç Batı Anadolu Bölümü’nde iklimin karasallaşması ve sulamanın yaygın olmaması, tarımsal ürün çeşitliliğini azaltır. Kıyıda yetiştirilen ürünler bu bölümde yetiştirilemez.



Tarım Ürünleri

Asıl Ege Bölümü’nün Başlıca Tarım Ürünleri



Tütün :

Türkiye tütün üretiminin % 50’sini bu bölge karşılar. Tüm kıyı ovalarında ekimi yapılan ve yurt dışına ihraç edilen tütün en çok Bakırçay Ovası’nda yetiştirilir.

Zeytin :

Akdeniz ikliminin tanıtıcı kültür bitkisi olan zeytin en çok Ege Bölgesi’nde yetiştirilir. Türkiye üretiminin % 48’ini Ege Bölgesi sağlar. Edremit – Ayvalık Yöresi başta olmak üzere tüm kıyı kesiminde ve yer yer 100 km içerilere kadar zeytin yetiştirilir.

Üzüm :

Türkiye’de üzüm üretiminin % 40’ını sağlayan bölge 1. sırada yer alır. Kurutularak ihraç edilen çekirdeksiz üzümün tamamını Ege Bölgesi üretir. Başta Gediz Ovası olmak üzere Büyük ve Küçük Menderes ovalarında yetiştirilir.

İncir :

Kış ılıklığı isteyen ve Akdeniz iklimine uyumlu olan incirin %82’si bu bölgede yetiştirilir. Büyük Menderes, Küçük Menderes ve Gediz ovalarında incir üretimi yoğunlaşır. Kurutularak yurt dışına ihraç edilen incirin en çok yetiştirildiği yer ise Aydın’dır.

Pamuk : Akdeniz iklimine uyumlu olduğundan kıyı ovalarında ekimi yapılır. Büyük Menderes ve Gediz ovalarında üretimi yoğunlaşır. Türkiye üretiminin % 42’sini sağlayan Ege Bölgesi üretimde ilk sırayı alır.


Turunçgiller :

Akdeniz iklimine uyumlu olan ve kış ılıklığı isteyen turunçgil üretimi, İzmir’in güneyindeki kıyı ovalarında yapılrı. Türkiye üretiminin %10’unu sağlayan bölge, Akdeniz Bölgesi’nden sonra 2. sırayı alır.

Pirinç :

Çöküntü ovalarında ekimi yoğunlaşır.

Sebze :

 Bölgenin sebze üretiminde önemli bir yeri vardır. Domates, biber, patlıcan, patates, salata, kereviz, pırasa, başlıcalarıdır.


Meyve : Bölge kendine özgü meyve üretimi ile diğer bölgelerden ayrılır. İncir, turunçgil ve üzümün yanı sıra elma ve kiraz üretimi de önem taşır.



İç Batı Anadolu Bölümü’nün Başlıca Tarım Ürünleri



Haşhaş :

Tohumundan yağ ve kozasından morfin yapımında kullanılan afyon sakızının elde edildiği bir bitkidir. Bu nedenle ekimi devlet kontrolünde yapılır. Türkiye üretiminin %90’ını Ege Bölgesi karşılar. Afyonkarahisar çevresinde ekimi yoğunlaşır.

Tahıllar :

 Bölgede üretilen tahıl ülke üretiminin % 10’a yakın bölümünü karşılar. Tahıllardan buğday ve arpa, Afyon, Kütahya, Denizli ve Uşak’ta üretilir.

Şekerpancarı :

 Önemli bir endüstri bitkisi olan şekerpancarı Afyon, Kütahya ve Denizli’de üretilir.

Ayçiçeği :

 Denizel etkilerin sokulmadığı İç Batı Anadolu’da sulanabilen alanlarda yetişir.

Baklagiller :

Uşak, bölgede nohut üretiminin en fazla yapıldığı yerdir.


Hayvancılık

Bölgede hayvan otlatmaya elverişli alanlar pek fazla değildir. Otlaklar daha çok İç Batı Anadolu’da görülür. Bölgenin kıyı kesiminde besi hayvancılığı, İç Batı Anadolu Bölümü’nde dağlıç ve sakız ırkı, İç Batı Anadolu platolarında karaman ırkı koyun yetiştirilir. Özellikle maki alanlarında kıl keçisi yetiştiriciliği önem taşır. Menteşe Yöresi’nde arıcılık gelişmiştir. Kümes hayvancılığı son yıllarda gelişme göstermiştir. Ayrıca doğal balıkçılığın yanı sıra kültür balıkçılığı da yapılır.

Ormancılık

Türkiye ormanları’nın %19’u Ege Bölgesi’nde yer alır. Ormanlar Asıl Ege Bölümü’nde yoğunlaşır. Menteşe Yöresi, Aydın Dağları, Bozdağlar ve Kaz Dağı orman bakımından en zengin alanlardır. Menteşe Yöresi’nde sığla yağı üretimi yapılır. Günlük ağacı ve meyan kökü de bölgedeki diğer önemli orman ürünleridir.

Madenler ve Enerji Kaynakları

Madenler :

 Krom üretiminde ikinci sırayı alan bölgede, Köyceğiz, Marmaris, Emet’te krom çıkarılır. Menteşe Yöresi’nde zımpara taşı, Afyon’da mermer, Eymir, Ayazmand ve Torbalı’da demir, Kütahya-Emet’te bor minerali çıkartılır. Ayrıca İzmir Çamaltı tuzlasında tuz üretilir.


Enerji Kaynakları :

 Türkiye’nin en önemli linyit yatakları bu bölgede yer alır. Linyit üretiminin %90’ı Ege Bölgesi’nden sağlanır. Çıkarıldığı yerler; Muğla – Yatağan, Manisa – Soma, Kütahya’da Tavşanlı, Tunçbilek, Seyitömer ve Değirmisaz’dır. Linyit’in önemli bir bölümü termik santrallerde yakılarak elektrik enerjisi üretilir.


Enerji Üretim Tesisleri

Termik santrallerin en çok olduğu bölgedir. Bu santraller; Manisa-Soma, Muğla-Yatağan ve Gökova ile Kütahya-Seyitömer ve Tunçbilek’te kuruludur. Termik enerjinin yanı sıra hidroelektrik enerjisi üretimi de yapılır. Demirköprü (Gediz), Kemer ve Adıgüzel (Büyük Menderes) barajları bu bölgededir. Denizli-Sarayköy’de jeotermal santral kuruludur.

Endüstri

Başlıca endüstri tesisleri şunlardır :

Besin, Sıvı Yağ : İzmir, Ayvalık, Edremit
Şeker : Uşak, Afyon, Kütahya
Sigara ve İçki : İzmir
Petrol Arıtma ve Petro Kimya : İzmir - Aliağa
Seramik, Çini, Porselen : Kütahya, Uşak, İzmir
Pamuklu Dokuma : İzmir, Aydın, Nazilli, Söke, Bergama, Denizli ve Uşak
Otomotiv : İzmir
Tarım Makineleri : Manisa, Aydın
Kağıt : Afyon (Çay)
Azot – Gübre : Kütahya


Ulaşım


Doğu – batı yönlü uzanan dağlar ve arasındaki ovalar, kıyı kesimle iç kesimi birbirine bağlayan yolların yapımını kolaylaştırmıştır. Dağlık Menteşe Yöresi dışında bölgede ulaşım sorunu yoktur. İzmit limanı ard bölgesine kara ve demiryollarıyla bağlanmıştır. Türkiye’nin en önemli ihraç limanıdır. Afyon ve Denizli de önemli yolların kesiştiği, ulaşımın geliştiği merkezlerdir.

Turizm

Ege Bölgesi’nde özellikle kıyı kesimler tarihi ve doğal güzellikleriyle turizmin çok geliştiği yerlerdir. Bodrum, Marmaris, Kuşadası, Çeşme, Didim, Foça deniz turizminin geliştiği merkezlerdir. Denizli – Pamukkale’deki travertenler, kaplıcalar, Selçuk-Efes’te Meryem Ana Kilisesi ve antik kent, Bergama, Sard, Didim, Milet, Afrodisyas anitk kentleri, Afyon ve Kütahya kaplıcaları bölgenin diğer turizm zenginlikleridir.

Bölgenin Ülke Ekonomisindeki Yeri

Ege Bölgesi sosyo-ekonomik gelişmişlik açısından Marmara Bölgesi’nden sonra 2. sırada yer alır. Aşağıda bölge ekonomisinde önemli yer tutan ürün ve ekonomik faaliyet türlerinin listesi verilmiştir.


İncir
Pamuk
Tütün
Üzüm
Zeytin
Haşhaş
Linyit
Endüstri ürünleri
Turizm

 

Nüfus ve Yerleşme

2000 sayımına göre bölgenin nüfusu 8,9 milyondur. Nüfus yoğunluğu km²’ye 96 kişidir. Bu Türkiye ortalamasına biraz üstündedir. En yoğun nüfuslu ikinci bölgedir. Kentsel nüfus daha fazladır (% 61). %65 olan Türkiye ortalamasına yakındır. Nüfus kıyılarda, alüvyal ovalarda yoğunlaşmıştır. İç kesimlere gidildikçe yükseltinin artması ve iklimin setleşmesi nedeniyle nüfus yoğunluğu azalır. Buralarda da nüfus maden işletmelerinin çevresine ve ovalara toplanmıştır. Kıyıda Menteşe Yöresi de dağlık alan olması nedeniyle az nüfuslanmıştır. Nüfus artış hızı binde 16’dır (Türkiye binde 18,3). EKONOMIK FAALIYETLER TARIM Bölgenin batisinda bulunan verimli tarim alanlarinda iklim sartlari da elverisli oldugu için ticari tarim ürün çesitliligi fazladir. Yetistirilen ürünler; Zeytin(%58): Bölgenin batisindaki çöküntü ovalari ve kenarlarinda tarimi yapilabilmektedir. En fazla Edremit-Ayvalik-Burhaniye çevresinde yogunluk kazanmistir. Üzüm(%40): Manisa, Izmir ve Denizli çevresinde üretilen çekirdeksiz üzümler kurutulmaktadir. Önemli ihracat ürünümüzdür. Hashas(%86): Devlet kontrolünde Afyon basta olmak üzere , Usak, Kütahya, Denizli ve son olarak ta Manisa’nin bazi ilçelerinde tarimi yapilmaktadir. Tütün(%55): Bölgenin batisinda Manisa, Izmir, Aydin, Mugla, Denizli çevrelerinde tarimi gelismistir. Incir(%82): En fazla Aydin çevresinde (B.ve K.Menderes ovalarinda) tarimi yapilmaktadir. Pamuk(%39): Bölgenin batisindaki bütün çöküntü ovalarinda tarimi yapilmaktadir. Patates: Izmir-Ödemis çevresinde yogun olarak tarimi yapilir. Turunçgiller(%11):Bölgenin batisinda Izmir’e kadar olan güney kiyilarinda tarimi yapilir. Ayrica iç kesimlere kadar (150-200 km) da sokulabilmektedir. Sebebi daglarin denize dik olmasidir. Sebze(%20): Bölgenin batisinda kislarin ilik geçmesinden dolayi seracilik faaliyetleri ile sebze üretimi bütün yil yapilabilmektedir. Susam (%24): Batidaki çöküntü ovalarinda tarimi yapilabilmektedir. Bugday(%10): Bölgenin her yerinde bugday yetistirilebilmektedir. Ancak daha çok Iç Bati Anadolu Bölümünde tarimi gelismistir. Arpa(%14): Tarimi daha çok iç kesimlerde gelismistir. S.Pancari(%11): Afyon , Usak, Kütahya çevresinde tarimi gelismistir. HAYVANCILIK Büyük kentler çevresinde (Izmir-Manisa-Denizli) kümes hayvanciligi, Mugla, Aydin, Izmir, Manisa çevresinde aricilik, kiyilarda balikçilik( Bodrum-Marmaris kiyilarinda sünger avciligi da yapilir), Mentese yöresinde kil keçisi yetistiriciligi gelismistir. Ayrica seker fabrikalari ile büyük kentler çevresinde büyük bas hayvancilik, iç kesimlerde de koyun yetistiriciligi gelismistir. MADENLER Linyit: Türkiye’de en fazla linyitin çikarildigi ve en kaliteli linyitlerin bulundugu bölgemizdir. Linyit yataklari fazla oldugu için termik santraller de fazladir. Bölgede Linyit; Manisa(Soma), Aydin, Mugla (Yatagan ), Kütahya (Tavsanli,Tunçbilek, Seyit Ömer, Degirmisaz) ve Denizli çevresinde çikarilmaktadir. Demir:Edremit (Kaz dagi) çevresinde çikarilir. Bor Mineralleri:Kütahya-Emet Civa: Izmir (Ödemis-Karaburun-Çesme), Usak (Esme) Tuz: Izmir-Çamalti Tuzlasi Mermer: Afyon, Kütahya, Manisa çevresi Krom: Kütahya, Mugla çevresi. Zimparatasi: Izmir-Aydin-Mugla çevresi Altin: Bergama-Izmir SANAYI Marmara Bölgesinden sonra sanayinin en fazla gelistigi bölgemizdir. Dokuma: Denizli, Aydin (Nazilli) Izmir, Manisa . Petro-kimya: Izmir-Aliaga. Deri-Kösele: Izmir, Manisa, Usak Seker: Afyon, Usak, Kütahya Çini-porselen: Kütahya Çimento:Izmir, Denizli, Afyon Gübre:Kütahya ,Izmir Termik santral: Mugla (Yatagan-Gökova), Manisa-Soma, Kütahya( Tunçbilek-Seyitömer) Jeotermal enerji santrali: Denizli-Sarayköy Hali-Kilim: Manisa (Kula,Demirci, Gördes), Kütahya (Simav), Mugla-Milas, Denizli-Tavas. Kagit: Afyon-Çay, Izmir Otomotiv:Izmir Elektronik esya: Izmir, Manisa, Aydin-Nazilli, Denizli, Mobilya: Izmir-Karabaglar Deterjan: Izmir, Manisa Ilaç: Izmir Sigara: Izmir, Manisa-Akhisar (Açilmayi bekliyor) Seramik:Kütahya , Manisa (Turgutlu-Akhisar) Tugla-Kiremit: Manisa (Turgutlu-Salihli-Alasehir-Akhisar) ,Aydin


Nüfus bakımından illerin sırası şöyledir;

1. İzmir = 3,387,908
2. Manisa = 1,260,169
3. Aydın = 953,006
4. Denizli = 843,122
5. Afyon = 812,416
6. Muğla = 717,384
7. Kütahya = 656,716
8. Uşak = 322,654

*Veriler 2000 yılı nüfus sayımı sonuçlarıdır.
 
SIĞACIK SEFERİHİSAR İZMİR

SIĞACIK
Seferihisar'ın 5 km batısında Sığacık körfezinde kuruludur.Tarihi ve doğal güzelliklerinin yanı sıra doğal bir liman konumundadır. 12 İon şehrindan biri olan Teos'a ev sahipliği yapan Sığacığın ismi 1521-1522 yıllarında kentin sığınak olarak kullanıldığı zamanlardan kalmadır. İon uygarlığına başkentlik yapan kent, bir dönem Efes ile yarışmıştır.
Seferihisar'ın batısında boylu boyunca mandalın bahçeleriyle çevrilmiş olan Sığacık ile merkez arasında tek engebe Taşdibi denilen tepedir. Sığacığın girişinde bizi masmavi denizi ile birlikte, Kanuni Sultan Süleyman zamanından kalma kalesi, birçok denizciye kucak açmış limanı ile iç içe girmiş lüks balık restaurantları, huzuru doyasıya yaşayacağımız ortamı ve büyük önder Atatürk'ün büstünün içinde bulunduğu meydanı karşılar.
Sığacık, eşsiz deniziyle yıllarca Ege'nin en lezzetli balıklarına,en usta balıkçılarına kucak açmış bir tatil yöresidir.Yat turizmine elverişli 45 kapasiteli yat limanının yanı sıra pek çok deniz sporlarının (sörf) yapılabildiği en uygun koylarımızdandır. Akkum plajları, mütevazı tesisleri ile gün boyu faydalanabileceğiniz geniş bir koyda ziyaretçilerini ağırlar.
Sığacığın masallara konu olmuş denizinde Sualtı doğa güzelliğini seyretmek ve dalış yapıp zıpkınla balık avlamak isteyen meraklılar için bölgedeki diğer koylara yat gezileri düzenlenmektedir.Sığacık Türkiye'nin en temiz ve en soğuk koylarından olan mavi bayraklı, mucizevi bir şekilde poyraz tutmayan ve dipten denize karışan tatlı kaynak suları sebebiyle diğer koylara oranla daha soğuk olan Ekmeksiz plajına ev sahipliği yapar.Koyun yamaçlarında çam ormanlarıyla kaplı camping ve piknik alanları bulunur.
Pırıl pırıl bir denize ve güneşe sahip olan Sığacık'ta zamandan ve dünyadan habersiz kalabilmek için çok fazla şeye ihtiyacımız yoktur,çünkü bu bakir ve büyülü yer sizi tüm gerginliklerinizden ve sıkıntılardan habersizce uzak tutar.
Kış aylarında sımsıcak insanlarının yaşadığı Sığacık, tatil yöresi olarak yaz sezonunda pek çok yerli ve yabancı turiste kapılarını açar.Ne kadar yazarsak yazalım ,anlatırsak anlatalım cümlelerimiz bu doğa harikası için yetersiz kalır.



[Resim]


[Resim]


Sığacık'ta yeme içme yerleri limanın çevresinde.Balık ekmekçiler,midye tavacılar yanyana sıralı.Balık fiyatlarının durumu malum!Balık fiyatları pahalı olunca ,restoranlar fiyata itiraz olmasın diye balıkçıdan kendi aldığınız balığı pişirmeye de itiraz etmiyorlar.Balığı kendin alıyorsun, onlar pişiriyor. Otel ve pansiyonlar,diğer tatil köylerine göre bir hayli ucuz. Otel ve Pansiyonlar daha çok Sığacık kalesine yakın konuşlanmış durumda.Pilajlar bir kilometre kadar ileride.Pilajlar a minibüs ve belediye otobüsü çalışıyor.Sığacık limanında denize girilmiyor.Sığacığa kadar gitmişken Çevre koyları tanımamak,oralara gitmemek olmaz. Günübirlik motor turları Papaz boğazı,Taş ada,Azmak,Aktaşlı ve çamcağız'ı kapsıyor.Ayrıca Küçük balıkçı tekneleri ile de bu turları düzenlemek mümkün oluyor.

TEOS Antik kenti Sığacığa iki kilometre uzaklıktadır.12 İyon kentinden biri olan Teos'ta halihazırda ciddi bir kazı çalışması yapılmamıştır.Şimdiye kadar yapılan kazı çalışmalarında elde edilmiş buluntulardan belli bir bölümü Teos bölgesinde durmakla beraber bir kısmı da İzmir arkioloji müzesine taşınmıştır.





SIĞACIK İzmir'e 50 kilometre uzaklıkta sevimli mi sevimli,cana yakın eski bir balıkçı köyü.Yörenin cana yakını neyin nesi demeyin.Seferihisar'ın iskelesi olan Sığacık,sahilde limanı çevreleyen bir kalenin içine kurulmuş.Kıvrılarak giden daracık sokaklarda dolaşırken,özgün mimarisini koruyabilmiş pek çok eve rastlamak olası.Üstelik insanı da sıcacık.Sığacık'ın geri planı her türlü meyve ve sebzenin bolca yetiştiği doğal bir hal görünümünde.Yol boyunca dizili tezgahlarda,anında toplanmış salatalık,domates,patlıcan,biber...O kadar mı?Üzüm, kavun,karpuz her çeşit meyve


[Resim]


TEOS


Tanrı anlamına gelen adıyla,bölgedeki en eski yerleşim yeridir.12 İyon kentinden birisi olan Teos'u ilk kez M.Ö.1080'lerde Atamas'ın kurduğu biliniyor.



Ege havzası medeniyetimizin başlangıcı M.Ö.4000-3000 yıllarına iner.Bu süre içinde havzada GİRİT-MORA-İYONYA ve ADALAR Medeniyetleri görülür.Giritlilerin medeniyetine, Mora'ya yerleşen Akalar son vermiştir. Akaların Mora medeniyetini de Yunanistana kuzeyden giren Dor'lar yıkmışlardır.

Küçük Asya Tarihi adlı eserin yazarı Sari Teksiye Teosu M.Ö. 2000 yıllarında Akalardan kaçan Giritliler tarafından kurulmuş olan Karya'lıların bir şehri olarak gösterir.M.Ö. 1190 yıllarında Darların önünden kaçan Akalar ve bazı Yunan kavimleri Batı Anadolu sahillerine göçmeye başladılar .İlk kafile Atamas'ın başkanlığında Teos'a çıktı ve çok iyi karşılandı. Bu iyi kabul duyulunca Apeküs komutasında ikinci büyük kafile geldi.Yerlileri azınlıkta kalan Teos böylece bir karya şehri olmaktan çıktı ve İYON şehri oldu.
BÜYÜK DÜNYA TARİHİ adlı eserin yazın Jak Pirenni'ye göre Teos en parlak devrini M.Ö.900 yıllarında Asurluların tesis ettiği barış döneminde yaşadı. Bu dönemde Teos, Millet, Piriyene, Efes, Sisam, Kolofon, Kalaomen, Eritre, birleşerek bir İyon fedarasyonu kurdular. Bu federasyon maden işlemede, Deniz ve kara ticaretinde ve bankacılıkta dünyaca ün aldı.
Heredot Tarihine göre M.Ö.546 da Persler, Lidya'yı yıkınca lyonya, Persler'e karşı savunma durumunda kaldı, iyon ittifakına Teos. 17 gemi ve asker vererek katıldı. (O vakit bu birliği Paçalıların 3 gemi verebildiği düşünülürse, Teos'un gücü daha iyi anlaşılır.)
Pers savaşlarından sonra Atina safında Attik-Delos Deniz Birliğine katılan Teos, ikinci Peleponnes savaşlarında Atina'nın Sicilya felaketi üzerine Ispartalıların Zoru ve Tsaferin (Seferihisar) papası Takes'in aracılığıyla İsparta hakimiyetini tanımış ve Atinalıların kara tarafına yaptırmış olduğu surların yıkılmasına ses çıkarmamıştır. Bu surlar, 4 Aşırın sonlarında şehri süsleyen mabetlerle birlikte tekrar Atinanın yardımıyla yaptırılmıştır. Bu günkü kalıntıların çoğu ve sur izleri bu asra aittir.
Teos Tarihini araştıran Ahmet Ersoy Derlemesinde M.Ö.2.yüzyılda, Suriye Selefkoslar Kralı Antokyüs ile Romalıların savaşında, Teos'un Selefkoslara yardımının önlenmesi için Romalılar tarafından sıkıştırıldığını, bu sırada Teos limanı açıklarında cerayan eden deniz savaşlarında Roma ya büyük yardımlarda bulunarak. muftelif bir yenilgiyi önlediklerinden bahseder.Nitekim Romalıların Anadolu'ya hakimiyetinden sonra Teos bir süre Bergama Krallarına bağlı kalmıştır.
[Resim]
Teos Hıristiyanlığı ilk kabul eden şehirlerdendir.İzmir'e bağlı olarak bir ara Teos'a Beş Aziz birden oturmuş ve burası etkin bir din merkezi haline getirmişlerdir.
M.Ö.17.yılında Roma İmparatoru Tiberyus'un devrinde Ege'de şiddetli depremler başladı. Bu depremler aralıklı olarak iki yüzyıl kadar sürdü. Bütün Ege şehirleri yardımlaşarak yıkılanları tamiri, yaralıları sarmaya çalıştılar ise de deprem üstün geldi.Şehirler yıkıldı,ahali deprem bölgesini terke mecbur kaldı.işte Teos bu suretle harabe haline geldi.
Teos ilk 12 lon kentinden biridir. Burada denizcilik, ticaret, şarapçılık .zeytinyağı üretimi ve yünlü dokumacılık gelişmiştir. Teos'un içki kapları (seramik endüstrisi) arkaik çağda da ünlüydü.
Ticaret ve denizcilikle zengin olan Teos'u önce Lidyalı'lar, daha sonra M.Ö.545 yılnda Mardonius komutasındaki Persler toprak tepeleri yürüterek yaptıkları kuşatmayla bölgeyi ele geçirmişler, Teos'lular bunun üzerine gemilerine binerek kolonileri Abdera'ya kaçmışlardır. Pers istilası sırasında geometrici ve filozof Thales burayı lon'lularm Perslere karşı kuracakları konfedarasyonun merkezi olrak önermiştir.
Şehir 6.yüzyılda meşhur lirik şair Anekreon'u yetiştirmiştir. P ers işgali sırasında bu şair Atina ve Sisam saraylarında yaşamış, daha sonra yine Teos'da ölmüştür.
5.yüzyılda Teos ilk atom teorisini kuran Demokritos ve Petrikles'in danışmanı sofist Protogarast'ın yurdu olmuştur.
Anadolu lon mimarisini yeniden doğuşunda Pytheos'un katkıları Hermoneges'in yazdığı kitapla kural haline gelmiş, önce Roma daha sonra Rönasans mimarisini etkilemiştir. Tapınakta ibadet gören Dianisos Setaminios (Baharın ilk meyvesi ) lakabı ile tanınmaktadır, aynı zamanda bu tanrının yalnız tiyatro ve şarap tanrısı değil verimlilikle ilgili bir tabiat tanrısı olduğunu da belirtmektedir. Tapınaktaki Kült heykeli ayakta duran vücudu S şeklinde kıvrım yapan Dianisos'un bir elinde Tyhros (Asa) dayalı, bir elinde Kantharos (içki kabı) tutan bir heykeli vardır
Tapmağın yapıldığı gri yoğun kireç taşı karagöl diye bilinen taş ocaklarından çıkarılmıştır. M.Ö 6. yüzyıldan itibaren işletilen bu ocaklardan elde edilen gri taş Roma devrinde Roma ya kadar ihraç edilmiştir. Piri Reisin haritasında Sığacık kalesini gösterememekteyiz. Ancak , büyük olasılıkla Piri Reis'in önerilerine uyularak Palak Mustafa Paşa tarafından Kanuni Sultan Süleyman'ın Rodos seferi sırasında Teos Örenyeri taşocağı olarak kullanılarak Sığla Kalesi yapılmıştır.
Roma devri sonunda, bizans devri başlarında Teos Piskoposu, Efes Metropollüğüne bağlı olarak , hrıstiyan konsülüne katılmıştır.
Yine tarihi kaynaklara göre Teos içinden geçen mermer yol, bir ucundan kilizyum denilen Urla iskelesine ve devlet hastanesinin bulunduğu adaya, oradan da Eritre adı verilen büyük şehir bugünkü Çeşme'nin ildir Köyüne bağlanmakta. Diğer ucundan ise Lebedos'a , Efes'e, oradan da Lidyanın başkenti olan Şart şehrine uzanarak, Ninova ile bağlantı kurulmaktadır.
M.Ö 2 . yüzyıla ait pekçok Teos eseri Paris Müzesinden İzmir Arkeoloji Müzesine getirilmiştir. Daha sonraki yıllara ait Roma, Bizans devri tarihi eserleri de Fransız Profesör Robert ve Meboron tarafından incelenerek çok kıymetli seramik parçalar , kabartmalar ve heykeller bulunmuştur.Bunların bir kısmı yurt dışına kaçırılmış,bir kısmı da İzmir Arkeoloji müzesine alınmıştır.
SIĞACIK KALESİ
Tarihin, doğanın ve teknolojinin yıpratmakta aciz kaldığı kalenin geçmişi Selçuklular dönemine kadar uzanır. Şiddetli yer sarsıntılarıyla harap olunca önce Aydın oğulları daha sonra Osmanlılar tarafından tamir görmüştür. Ege denizindeki önemli stratejik konumunun Kaptan-ı Derya Piri Reis tarafından fark edilmesiyle Kanuni Sultan Süleyman tarafından Palak Mustafa Paşaya Teos harabelerinden getirilen taşlar kullanılarak yaptırılmıştır. Şimdiki hali 1521-1522 yıllarından kalmadır. Önceleri "Sığla" olarak anılan kale savunma amacından çok deniz üssü olarak değerlendirilmiştir. Kalenin Kuşadası , Ayasılık ve Seferihisar adında üç ayrı kapısı vardır. Deniz üssünde; Bir dış kale bir de koğuş tabir edilen askerlerin günlük hayatını ve eğitimini geçirdiği iç kale ile bu iç kalenin denize bakan kısmında iki burç ve iki kapı bulunmaktadır. Kale duvarları üzerinde bazı evlerin ikinci katı yükselirken duvar aralarında bazı ev duvarları ve pencereleri ile Teos'tan gelen taşlar görülmektedir. Burçların kuzeye bakan avlu duvarlarında 1.20'ye 50cm. ebadında 3m aralıklı mazgallar bulunmakta ancak şu anda bazıları kapatılmış durumdadır.
Kale içindeki evler bitişik düzende olup, bazıları tek bazıları iki katlıdır.Evlerin çoğunluğu kerpiçtendir, büyük bölümünün içinde iç avlu bulunmaktadır, iki katlı evlerde cumbalar ve tahta panjurlar bulunmaktadır. Evlerin içindeki merdivenler ve kapılar tamamen ahşaptır. Kalenin kuzey tarafında Barbaros Halil Paşa kemerinin üst bölümü yıkılmış durumdadır
[Resim]
[Resim]
[Resim]



SEFERİHİSAR


Seferihisar'da güneş M.Ö. 3000 yıllarına uzanan eşsiz güzelliklerin üzerine doğar. Günümüzde de değerini yitirmeyen bu tarihsel adres, yüzyıllardır insanların muhteşem Ege mavisi ile berrak güneşini keşfettiği bir belediyede 27 km'lik sahil şeridinde birbirinden güzel koylar ve doğal plajlar mevcuttur.


Seferihisar; tarihsel zenginliğin yanı sıra 375 kilometrekarelik dev bir mandalina bahçesi gibidir.Doğal güzelliklerle bezeli 8 köyü 2 beldesi (Ürkmez ve Doğanbey Peyanlı) vardır. Evliya Çelebi 17.yy'da Seferihisar adının Sivrihisar olmasına rağmen burada hisar bulunmadığı, bağlar içinde yükselen kayaların hisara benzediğinden bahsetmekte 4 mahalle, bahçeli 1200 ev, hamam, 7 çeşme, çarşısında 20 dükkan bulunduğu kasabanın ürünlerinin bol, halkı zengin kasaba olarak tanımlamıştır.



.

[Resim]
Kaplıca ve Sıcak Su kaynakları:

Beldemiz sınırları içindeki pek çok sıcak su kaynağından ,kaplıca statüsünde yer alan başlıca yerler ,Karakoç ve Cumalı Kaplıcaları ile Uyuz,Ahmetçi Hamamları , Gelinboğan ve Hamamönü Ilıcası adı ile bilinen kaynaklardır.

Karakoç Kaplıcaları:

Bugünkü Eski Kavakdere-Ürkmez yolu üzerinde bulunan Kaplıcalar deniz seviyesinden 15.mt.yükseklikte olup Helenistik Roma ve Bizans dönemlerinde de çok ünlüdür.Karakoç Kaplıcasını besleyen esas kaynağın radyoaktivitesi 9,5 eman,çamur suyunun 4,7 eman ,nevazil suyunun 8,7 ve 6,2 emandır.Karakoç Kaplıcaları bölgesindeki kaynakların hepsi sodyum klorürlü ve bikarbonatlı kalevi sulardır.

Uyuz Ilıcası:

55 derece sıcaklıkta olup reaksiyonu asit ve tuzlu sudur.Litresinde 297 mgr serbest co2 gazı vardır.Radyoaktivitesi 4,3 emandır.

Gelinboğan Ilıcası:

Saniyede 3 lt. debisi olan kaynaktan çıkan suyun sıcaklığı 68 derece olup, kimyasal nitelik olarak Uyuz Hamamlarının aynıdır.

Ahmetçi Hamamı:

Mevcut iki kaynağın sıcaklığı 5-57 derecedir.Bu kaplıcada diğerlerinde olduğu gibi bol demir elementi bulunmaktadır.

Hamamönü Ilıcası:

Denize yaklaşık 1 km. mesafede bulunan ılıcanın kimyasal özellikleri aynıdır.Balçova kaplıcaları ile hemen hemen aynı özellikleri taşır.Antik çağda bu sular Büzlerde Karasökedeki tarihi hamama ve şimdiki Amarante Oteli arkasında toprak..

Cıvıt Kalesi (Çifte Kale):

Beldemizin batı kısmında deniz içinde kalmış küçük bir adacık üzerinde Aydınoğulları Beyi Cüneyt tarafından yapılan kale en güçlü dönemini Osmanlılar döneminde Sultan II. Murat döneminde yaşamıştır.kale şuan tamamen yıkık vaziyettedir.

Kaleyi görmek isteyenler sahilden itibaren 80 mt. mesafede 25-30 cm derinliğinde bir sudan geçerek adaya ulaşabilirler. Adanın güney kısmında kaleye ulaşmak isteyenlerin 62 mt. Tırmanmaları gerekir.

Doğa tutkunları için vazgeçilemeyecek görüntüler sunan bölgede gün batımını mutlaka görmelisiniz

.
.





.
[Resim]





SEFERİHİSAR’IN YAKIN ÇEVRESİ VE KOMŞULARI



İlçe topraklarından demiryolu hattı geçmemekte, en yakın istasyon İzmir kent merkezinde (45 km) ve Adnan Menderes Havalimanı’nda (40 km) hizmet vermektedir.



İlçenin deniz kıyısında yolcu ve yük taşımacılığına ait bir limanı bulunmazken, Sığacık’ta bir balıkçı barınağı yer almakta, yine Sığacık’taki 400 yat kapasiteli yat limanının inşaatı sürmektedir.


İlçe merkezinin kuruluş yeri deniz seviyesinden 18 m yükseltidedir. Kent, kuzey-güney yönünde uzanan Kızıldağlar’ın (1080m) batısında , denize inen yamaçlar ve kocaçay vadisinin düzlükleri üzerine kurulmuştur.

Seferihisar ilçe merkezinin yakın çevresindeki yerleşmelere uzaklığı şöyledir:

Güzelbahçe
23 km

Konak(İzmir kent merkezi)
45 km

Urla
30 km

Çeşme
85 km

Ürkmez
23 km

Gümüldür
28 km

Özdere
38 km

Selçuk
60 km

Menderes
45 km

Kuşadası
70 km


[Resim]

AKKUM PLAJLARI ve CAFE-BAR'LAR



MÜKEMMEL KIYI ŞERİDİ , TERTEMİZ SUYU ve KUMU , HİZMET VE MİSAFİRPERVERLİĞİ İLE



DENİZİN TADINI DOYA DOYA ÇIKARACAKSINIZ . . .




PLAJ KENARINDA YERLEŞMİŞ OLAN CAFE-BAR'LARDA GÜN BOYU (GECE DAHİL)


[Resim]
ULAŞIM

İZMİR ŞEHİR MERKEZİNE SADECE 50 KM. UZAKLIKTA OLAN SIĞACIK'A,


ÖZEL ARAÇLARINIZLA VEYA İZMİR-ÜÇKUYULAR (F.ALTAY) 'DAN HAREKET ETMEKTE OLAN

ŞOFÖRLER DERNEĞİNE BAĞLI OTOBÜS VE SEFERİHİSAR BELEDİYESİNE AİT OTOBÜSLERLE

GÜNÜN HER ANI ULAŞIM MÜMKÜNDÜR























 

166
0
0
Yorum Yaz