izlenme rekoru kıran 21 aralık kıyamet videosu

2012-12-19 10:27:00

 21 ARALIK İÇİN SON ÇAĞRI <iframe width="580" height="420" src="http://webtv.hurriyet.com.tr/embeds/embedcode.aspx?vidid=42683&amp;width=580&amp;height=420" frameborder="0" allowfullscreen="false"></iframe> "21 ARALIK İÇİN SON ÇAĞRI" başlığı ile dolaşıyor.. !! 21 Aralık yaklaştıkça sosyal medya adeta coştu.. Maya Takvimi’'nin bitiş noktasının "Kıyamet Günü" olarak yorumlanması bu konuda çok çeşitli tartışmaları da beraberinde getirdi. Başta NASA ve bilim insanları ortaya atılan bu iddiayı kabul etmezken, sosyal medyada 21 Aralık günü gündemden düşmüyor. Kimi internet kullanıcısı "Kıyamette nasıl davranılması" gerektiğini anlatırken, kimi "Su ve yiyecek stoğu" yapmayı önerdi. Hızını alamayan bazıları elektriklerin kesilmesi nedeniyle "Pil stoğu" yapılmasını önerince de "Bu mesajları atanlar marketçiler" diye sosyal medyanın diline düştüler.. Ancak en sonunda "bombayı" bu üniversiteli gençler patlattı..!! İnternette "Panpa Dergi" adıyla oluşturdukları grupta paylaştıkları videoda yapılan röportajda, "21 Aralık 2012'de dünyanın sonu gelecek mi?" sorusuna ilginç cevaplar gelirken, bir anda da sosyal medyanın tık rekortmeni ve yeni kahramanları oldular.. Devamı

Yunus Emrenin hayatı kısaca özet, Yunus Emre Şiirleri

2012-11-29 10:00:00

Yunus Emre Kimdir, Yunus Emre’nin Hayatı Kısa ve Özeti Yunus Emre, Anadolu’da tasavvuf akımının ve Türkçe şiirin öncülerindendir. İnsan sevgisine dayanan bir görüşü geliştirmiştir. Yaşamı konusunda yeterli bilgi olmadığı gibi çeşitli kaynaklarda anlatılanlar da birbiriyle tutarlı değildir. Yunus Emre’nin nerede, hangi yılda doğduğu kesin olarak bilinmiyor. Kimi kaynaklarda, Anadolu’ya Doğu’dan gelen Türk oymaklarından birine bağlı olduğu, 1238 dolaylarında doğduğu ve 1320′de Eskişehir’de öldüğü belirtilir. Yunus Emre şiirlerinde insan, Tanrı, birlik, sevgi, yaşama sevinci, barış, evren, doğum, ölüm, erdemlilik gibi temaları büyük bir ustalıkla işlemiştir. Yunus’a göre insanla Tanrı arasında özdeşlik vardır ve Tanrı’ya ulaşmanın tek yolu sevgidir. Yunus Emre, sevgiyi Tanrı ve onun yarattığı tüm varlıklara karşı duyulan bir yakınlık olarak anlar. Sevginin ereği Tanrı’ya, ölümsüz olana kavuşmak, onun varlığında bütünlüğe ulaşmaktır. Yunus Emre’nin dilinde bilge kişinin adı “eren”dir. Eren barış içinde yaşamayı, bütün insanları kardeş görmeyi, kendini sevmeyeni bile sevmeyi bilen kişidir. Onun gönlü yalnız sevgiyle, dostluk duygularıyla doludur. Erenin gözünde insan bir küçük evrendir, büyük evren ise tanrısal tözün kuşattığı sonsuz varlık alanıdır. Araştırmalara göre şiirlerinin toplandığı “Divan” ölümünden yetmiş yıl sonra düzenlenmiştir. Anadolu’da “Yunus Emre” adını taşıyan, ondan çok sonraları yasamış başka şairlerin yapıtlarıyla karışan şiirlerinin bir bölümü dil incelemeleri sonunda ayıklanmış, böylece 357 şiirin onun olduğu konusunda görüş birliğine varılmıştır. Yunus ... Devamı

1940 yılı sonrası gelişen Türk şiiri

2012-11-11 13:18:00

                                       1940 yılı sonrası gelişen Türk şiiri 1-Birinci yeniciler (Garipçiler):Orhan veli kanık ve arkadaşlarının (Melih Cevdet Anday, Oktay Rıfat ) ortak şiir kitaplarının (1941) adı;bu şairlerin temsilci olduğu yenilikçi şiir hareketi. Orhan veli, garip kitabına yazdığı önsözde garipçilerin şiirinin bazı özelliklerini ve ilkelerini açıkladı. Buna göre şiirde geleneksel vezin, kafiye bağları bir yana bırakılıyordu. (<serbest nazım>) Hayal, duyarlık şairanelik, tek tek mısraların güzelliğine dayanan şiir anlayışına, benzetme, istiare gibi edebiyat sanatlarına artık eskisi gibi yer verilmiyordu. Müzik hikaye resim gibi öteki güzel sanat dallarından yaralanma yolundan uzaklaşılıyordu. Bunlara karşılık şiir doğal anlatıma, konuşma diline, günlük yaşama, küçük alelade insanların serüvenine, sokağa yöneliyordu. İşlediği önemli temalardan biri, yaşama sevinciydi. Çocuksu söylenişlere, bilinçaltından yansımalarla besleniyordu. Garipçiler geleneksel şiirin tabularını yıkarken okuru şaşırtacak ürünler verdiler:  ‘’Hiçbir şeyden çekmedi dünyada / nasırdan çektiği kadar’’, birde rakı şişesinde balık olsam ‘’(Orhan veli kanık). Bu şiir türlü yönleriyle çağdaş fransız şairlerinden, gerçeküstücülük  akımından, bilinçaltı yansımalarından,uzak doğu edebiyatından beslendi. Toplumsal sorunları ele alış bakımından çağdaşı 1940 kuşağından ayrılan garip hareketi, kısa sürede geniş yankılar uyandırdı; gelenekçi çevrelerin alaycı tepkileriyle karşılandı Nuru... Devamı

EROZYON NEDİR, EROZYON TANIMI VE ANLATIMI

2012-10-02 12:28:00

EROZYON NEDİR? EROZYON HAKKINDA BİLGİ, EROZYON ÖZELLİKLERİ, EROZYON HAKKINDA BİLMEDİKLERİNİZ, EROZYON HAKKINDA GENEL BİLGİ, EROZYON İLE İLGİLİ HERŞEY. Erozyon (toprak aşınımı), toprağın aşınmasını önleyen bitki örtüsünün yok edilmesi sonucu koruyucu örtüden yoksun kalan toprağın su ve rüzgarın etkisiyle aşınması ve taşınması olayıdır. Erozyonun başlıca nedeni, toprağı koruyan bitki örtüsünün yok olmasıdır. Arazi eğimi, toprak yapısı, yıllık yağış miktarı, iklim faktörleri, bitki örtüsü, toprak ve bitkiye yapılan çeşitli müdahaleler, erozyonun şiddetini belirleyen öğelerdir.   TEMA'nın erozyonla mücadeleye bu kadar önem vermesinin altında, erozyonun ülkemizin yaşam koşullarını olumsuz etkileyecek kadar büyük bir tehlike olması yatmaktadır. Erozyon, Türkiye'nin gıda açısından kendine yeterli bir ülke olmasını tehlikeye düşürmektedir. Ülkemizin topraklarının % 73'ü şiddetli erozyon tehlikesine maruzdur. Rüzgar ve yağmur, verimli toprakları sürükleyerek, baraj göllerine, akarsu yataklarına ve denizlere taşımaktadır. Ülke yüzeyinden bir yılda kaybedilen toprak miktarı yaklaşık 1.4 milyar tondur. Sadece tarım alanlarından kaybedilen verimli toprak miktarı ise yaklaşık 500 milyon ton/yıl'dır. Bu topraklarla birlikte mineral ve organik madde de kaybedilmektedir. Türkiye'nin kimyevi gübrelere ayırdığı yıllık kaynağın 4.5 trilyon lira olduğu düşünülürse, ekonomik kaybın büyüklüğü daha net anlaşılabilir. Erozyonla kaybedilen bir başka değer ise sudur. Kaybolan toprak yüzünden her yıl yaklaşık 50 milyar m3 yağış depolanamamaktadır.   Erozyon toplumsal sorunların artmasına da yol açmaktadır. Yanlış arazi kullanımı, tarım alanlarının verimini azaltmaktadır. Doğduğu ve bü... Devamı

Yer Kabuğunun iç yapısı

2012-10-02 12:19:00

YERKABUĞUNUN  (LİTOSFER) YAPISI          Yerküre, çeşitli kayalardan oluşmuş katı bir kabukla çevrilidir. Buna yerkabuğu denir. -Yerkabuğunun ortalama kalınlığı karalarda 35-40 km ,denizlerde ise 8-10 km dir. -Yerkabuğu yoğunluğu ve kalınlığı farklı iki tabakadan oluşur. Bunlar;   a-)Sial: Üzerinde yaşadığımız katmandır. Silisyum ve alüminyum bileşikleri fazla olduğu için bu isim verilmiştir. -Kalınlığı karalarda fazla, denizlerde azdır. -Granit , kalker  ve kumtaşı gibi hafif olan taşlardan oluşur.     b-)Sima: Bu katman henüz katılaşmamış taşlardan oluşur. -Yoğunluğu daha fazla olan bazalt türü taşlardan oluşur. -Silisyum ve magnezyum bileşikleri fazla olduğu için bu isim verilmiştir. -Kalınlığı karalarda az , deniz diplerinde fazladır. YER YUVARLAĞININ İÇ YAPISI    -Yerin iç yapısıyla ilgili en geçerli bilgiler deprem dalgaları ile elde edilir. Ayrıca volkanizma ile çıkan malzemelerin ve  taşların incelenmesiyle de gerekli bilgiler elde edilir. 1-) MANTO: Yer kabuğunun altındadır ve malzemeler koyu eriyik haldedir. -Yeryüzünü etkileyen volkanizma ve depremler kaynağını buradan alırlar. 2)ÇEKİRDEK: Yoğunluğu ve kalınlığı en fazla olan katmandır. -Demir ve nikel fazla olduğu için buraya  NİFE denilmektedir. -Yoğunluğu fazla olduğundan barisfer de denilmektedir. -Yoğunluğun fazla olmasından dolayı iç çekirdekte malzemeler katı haldedir.    JEOLOJİK DEVİRLER 1- )İlk Zaman (antekambriyen) -İlk canlı algler oluşmuştur. -En eski kıvrımlarla kıta çekirdekleri oluşmuştur. 2- )I. Zaman (paleozoik) -Yer kabuğundaki şiddetli kırılma ve kıvrılmalarla kıta çekirdekleri büyümüştür. -Sıcak ve bol yağışlı iklim döneminde gür bitki toplulukları oluşmuştur. ... Devamı

TÜRKİYE'DE RÜZGAR AŞINDIRMASI

2012-10-01 12:09:00

       TÜRKİYE'DE  RÜZGAR AŞINDIRMASI    Rüzgarın tanımı:   Atmosfer  basıncı  farklarından  ve  yer  kürenin  değişik  bölgeleriarasındaki  sıcaklık  farklarındankaynaklanan  hava  hareketi.Havanın  hareket  etmesine  kara  ve  havasıcaklığındaki  değişmeler  neden  olur.Sıcaklık  farkları,  yüksek,  alçak  basınç  alanlarının  doğmasına  yol  açar.Sıcak  bölgelerde  alçak  basınç,  soğuk  blgelerde  yüksek  basınç  alanları  oluşur.Bu  iki  bölge  arasında  basınç  farkının  oluşması  sonucu  hava  yer  değiştirerek  yüksek  bölgelerinden  alçak  basınç  bölgelerine  doğru  hareket  eder.Havanın  bu  hareketinin  adı  olan  rüzgarın  hızı,  havanın  hareket  hızına  bağlıdır.Bu  hız  saniyede  metre  ve  saatte  kilometre  olarak  açıklanır.Bir  yerde,  rüzgarın  hızlı  esmesi,  hava  olaylarının  şiddetli  bir  biçimde  geliştiğini  gösterir.Hızla  esen  rüzgarın  yıkıcı  etkisi  bu  başlangıçtan  ileri  gelir.1m/sn  hızla  esen  rüzgarın  1mkarelik  bir-yüzeyde  yaptığı  basınç  0,0756kg. dir.Hızı  anometre  ile  ölçülür.Hızını  tahmin  edebilmek  içinse  botor  ölçeği  (Beaffort  scale)kulanılır.Rüzgar  hızları  haritalarda &nbs... Devamı

Paralel Bağlı Devrelerde Akımın İncelenmesi

2012-10-01 12:01:00

  Paralel Bağlı Devrelerde Akımın İncelenmesi   Deneyin Amacı Pilleri paralel bağlayabilmeyi kavrama, ampulün verdiği ışık şiddetini seri bağlı devrelerle karşılaştırma.   Deneyde Kullanılacak Araç Ve Gereçler 1. 1,5 voltluk ampul ve duyu 2. 2 adet krokodil 3. İzolobant 4. Bağlantı Kabloları 5. 3 adet 1,5 voltluk pil 6. 60 santimetrelik kablo   Deneyin Yapılışı 60 cm. lik kabloyu 15’er cm. lik 4 eşit parçaya ayırırız. Her parçanın uçlarını sıyırarak iletken teli ortaya çıkarırız. İzolobant yardımı ile iletken teli     ( + ) ve ( - ) şeklinde 2 gruba ayırarak bağlarız. Pillerin ( + ) ve ( - ) grubundan gelen iletken telleri ayrı ayrı  birleştirerek tek uç elde ederiz. Sonra krokodilleri  ( + ) ve ( - ) kutup iletken tellerine bağlarız. Krokodilleri de üzerine 1,5 voltluk ampul takılmış duy üzerinde birleştiririz. Böylece devremizi tamamlamış oluruz.   Deneyin Sonucu Yaptığımız bu deney sonucunda pilerin ( + ) kutupları birbirine, ( - ) kutupları birbirine gelecek şekilde bağlayarak oluşan paralel bağlamayı öğreniriz. Ayrıca paralel bağlı devrelerin nasıl yapıldığı ve seri bağlı devrelerden farkını öğreniriz. Bu fark şudur; seri bağlı devrelerde ne kadar çok pil bağlarsak akımın şiddeti o kadar artar. Fakat paralelbağlı devrelerde ne kadar çok pil bağlarsak elektrik akımının dayanma süresi o kadar artar.  ... Devamı

ucuz sigara
TOPlist