19 12 2012

Leman Çıdamlı hayatını kaybetti

Leman Çıdamlı hayatını kaybetti.....   Çıdamlı'nın "Adını Feriha Koydum" dizisinde "Feriha" karakterininin halası rolünü oynayan kızı Ayşegül Çıdamlı da Twitter'dan "Maaalesef annemi de kaybettim" yazdı. Çıdamlı 10 gün önce de eşini kaybetmişti. Ünlü oyuncu Leman Çıdamlı hayatını kaybetti. Uzun süredir hastanede tedavi gören Çıdamlı, 80 yaşındaydı. Kaynananalar'da Nuri Kantar'ın eşi Nuriye Kantar'ı canlandırıyordu Çıdamlı, uzun süre Kaynanalar isimli TV dizisinde rol almıştı. Allahtan rahmet diliyoruz Leman Çıdamlıya.. Mekanın cennet olsun..... Devamı

29 11 2012

Yunus Emrenin hayatı kısaca özet, Yunus Emre Şiirleri

Yunus Emre Kimdir, Yunus Emre’nin Hayatı Kısa ve Özeti Yunus Emre, Anadolu’da tasavvuf akımının ve Türkçe şiirin öncülerindendir. İnsan sevgisine dayanan bir görüşü geliştirmiştir. Yaşamı konusunda yeterli bilgi olmadığı gibi çeşitli kaynaklarda anlatılanlar da birbiriyle tutarlı değildir. Yunus Emre’nin nerede, hangi yılda doğduğu kesin olarak bilinmiyor. Kimi kaynaklarda, Anadolu’ya Doğu’dan gelen Türk oymaklarından birine bağlı olduğu, 1238 dolaylarında doğduğu ve 1320′de Eskişehir’de öldüğü belirtilir. Yunus Emre şiirlerinde insan, Tanrı, birlik, sevgi, yaşama sevinci, barış, evren, doğum, ölüm, erdemlilik gibi temaları büyük bir ustalıkla işlemiştir. Yunus’a göre insanla Tanrı arasında özdeşlik vardır ve Tanrı’ya ulaşmanın tek yolu sevgidir. Yunus Emre, sevgiyi Tanrı ve onun yarattığı tüm varlıklara karşı duyulan bir yakınlık olarak anlar. Sevginin ereği Tanrı’ya, ölümsüz olana kavuşmak, onun varlığında bütünlüğe ulaşmaktır. Yunus Emre’nin dilinde bilge kişinin adı “eren”dir. Eren barış içinde yaşamayı, bütün insanları kardeş görmeyi, kendini sevmeyeni bile sevmeyi bilen kişidir. Onun gönlü yalnız sevgiyle, dostluk duygularıyla doludur. Erenin gözünde insan bir küçük evrendir, büyük evren ise tanrısal tözün kuşattığı sonsuz varlık alanıdır. Araştırmalara göre şiirlerinin toplandığı “Divan” ölümünden yetmiş yıl sonra düzenlenmiştir. Anadolu’da “Yunus Emre” adını taşıyan, ondan çok sonraları yasamış başka şairlerin yapıtlarıyla karışan şiirlerinin bir bölümü dil incelemeleri sonunda ayıklanmış, böylece 357 şiirin onun olduğu konusunda görüş birliğine varılmıştır. Yunus ... Devamı

11 11 2012

1940 yılı sonrası gelişen Türk şiiri

                                       1940 yılı sonrası gelişen Türk şiiri 1-Birinci yeniciler (Garipçiler):Orhan veli kanık ve arkadaşlarının (Melih Cevdet Anday, Oktay Rıfat ) ortak şiir kitaplarının (1941) adı;bu şairlerin temsilci olduğu yenilikçi şiir hareketi. Orhan veli, garip kitabına yazdığı önsözde garipçilerin şiirinin bazı özelliklerini ve ilkelerini açıkladı. Buna göre şiirde geleneksel vezin, kafiye bağları bir yana bırakılıyordu. (<serbest nazım>) Hayal, duyarlık şairanelik, tek tek mısraların güzelliğine dayanan şiir anlayışına, benzetme, istiare gibi edebiyat sanatlarına artık eskisi gibi yer verilmiyordu. Müzik hikaye resim gibi öteki güzel sanat dallarından yaralanma yolundan uzaklaşılıyordu. Bunlara karşılık şiir doğal anlatıma, konuşma diline, günlük yaşama, küçük alelade insanların serüvenine, sokağa yöneliyordu. İşlediği önemli temalardan biri, yaşama sevinciydi. Çocuksu söylenişlere, bilinçaltından yansımalarla besleniyordu. Garipçiler geleneksel şiirin tabularını yıkarken okuru şaşırtacak ürünler verdiler:  ‘’Hiçbir şeyden çekmedi dünyada / nasırdan çektiği kadar’’, birde rakı şişesinde balık olsam ‘’(Orhan veli kanık). Bu şiir türlü yönleriyle çağdaş fransız şairlerinden, gerçeküstücülük  akımından, bilinçaltı yansımalarından,uzak doğu edebiyatından beslendi. Toplumsal sorunları ele alış bakımından çağdaşı 1940 kuşağından ayrılan garip hareketi, kısa sürede geniş yankılar uyandırdı; gelenekçi çevrelerin alaycı tepkileriyle karşılandı Nuru... Devamı

04 10 2012

Mai ve Siyah Roman Özeti, Mai ve Siyah Kitap Özeti

  Romanın baş kahramanı Ahmet Cemil, Mülkiye Mektebi`nin son sınıfına geçtiği yıl babası ölür. Bunun üzerine annesinin ve kız kardeşi İkbal`in geçimini sağlamak onun üzerine düşer.   Okul sıralarından beri edebiyata aşırı tutkusu vardır. Askerî Rüştiye`den bu yana en yakın arkadaşı olan Hüseyin Nazmi`nin de teşvik, yardım ve tavsiyeleriyle; kendi gayretiyle öğrenmiş olduğu iyi Fransızcasıyla çevirilere başlar. Bu işi yeterli görmemesi üzerine ek işler arar ve "Mir`-at-ı Şuûn" adlı bir gazetede iş bulur. Bu gazeteye girebilmek kendisini çok mutlu etmiştir.   Daha sonra bir ek iş daha bulur ve akşamları zengin bir ailenin çocuğuna ders vermeye başlar. Artık evlerinin geçimi düzene girer, hatta ona göre zengin olmaya başlarlar.   Ahmet Cemil`in en büyük hayellerinden biri, edebiyat dünyasında çok iyi tanınan, ünlü bir yazar olmaktır. Bu konuda bir sürü hayal kurar. Bu hayellerine bağlı olarak kafasında, kendisini ünlü yapabilecek bir eser şekillendirmeye başlar.   Bu arada, gazetede saydığı, sevdiği kişilerden biri olan Ahmet Şevki Efendi, yine çalıştığı gazetenin sahibi olan Tevfik Efendi`nin, oğlu Vehbi`ye bir eş aradığını söyler. Ahmet Cemil kız kardeşini vereceği bu adamın durumunu yeterince araştırmadığı halde, yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılır ve İkbal, Vehbi ile evlendirilir. Ahmet Cemil, kardeşinin evlenmesinden dolayı bir sıkıntı duyar ve eniştesine bir türlü ısınamaz.   Ahmet Cemil bir gün en yakın arkadaşı Hüseyin Nazmi`nin uzun süredir görmediği kız kardeşi Lâmiâ ile karşılaşır ve ona âşık olduğunu anlar. Bu olay onu eserine yoğunlaştırır ve bir an önce bitirme isteği doğurur.   Bu sırada, gazete sahibi T... Devamı

02 10 2012

EROZYON NEDİR, EROZYON TANIMI VE ANLATIMI

EROZYON NEDİR? EROZYON HAKKINDA BİLGİ, EROZYON ÖZELLİKLERİ, EROZYON HAKKINDA BİLMEDİKLERİNİZ, EROZYON HAKKINDA GENEL BİLGİ, EROZYON İLE İLGİLİ HERŞEY. Erozyon (toprak aşınımı), toprağın aşınmasını önleyen bitki örtüsünün yok edilmesi sonucu koruyucu örtüden yoksun kalan toprağın su ve rüzgarın etkisiyle aşınması ve taşınması olayıdır. Erozyonun başlıca nedeni, toprağı koruyan bitki örtüsünün yok olmasıdır. Arazi eğimi, toprak yapısı, yıllık yağış miktarı, iklim faktörleri, bitki örtüsü, toprak ve bitkiye yapılan çeşitli müdahaleler, erozyonun şiddetini belirleyen öğelerdir.   TEMA'nın erozyonla mücadeleye bu kadar önem vermesinin altında, erozyonun ülkemizin yaşam koşullarını olumsuz etkileyecek kadar büyük bir tehlike olması yatmaktadır. Erozyon, Türkiye'nin gıda açısından kendine yeterli bir ülke olmasını tehlikeye düşürmektedir. Ülkemizin topraklarının % 73'ü şiddetli erozyon tehlikesine maruzdur. Rüzgar ve yağmur, verimli toprakları sürükleyerek, baraj göllerine, akarsu yataklarına ve denizlere taşımaktadır. Ülke yüzeyinden bir yılda kaybedilen toprak miktarı yaklaşık 1.4 milyar tondur. Sadece tarım alanlarından kaybedilen verimli toprak miktarı ise yaklaşık 500 milyon ton/yıl'dır. Bu topraklarla birlikte mineral ve organik madde de kaybedilmektedir. Türkiye'nin kimyevi gübrelere ayırdığı yıllık kaynağın 4.5 trilyon lira olduğu düşünülürse, ekonomik kaybın büyüklüğü daha net anlaşılabilir. Erozyonla kaybedilen bir başka değer ise sudur. Kaybolan toprak yüzünden her yıl yaklaşık 50 milyar m3 yağış depolanamamaktadır.   Erozyon toplumsal sorunların artmasına da yol açmaktadır. Yanlış arazi kullanımı, tarım alanlarının verimini azaltmaktadır. Doğduğu ve bü... Devamı

02 10 2012

AY, AY'IN ÖZELLİKLERİ VE AY'IN EVRELERİ

AY VE AY’IN ÖZELLİKLERİ   Ay dünyamızın 1/50’si kadardır. Bu sebeple Ay’da yerçekimi azdır(dünyadakinin 1/6’sı kadardır). Ayda atmosfer yoktur. Bunun sonucunda Hava ve su yoktur. Meteorolojik olay (iklim) görülmez. Meteorlar doğrudan ay yüzeyine düşer. Sonuçta büyük krater çukurlukları oluşmuştur. Günlük sıcaklık farkı fazladır. Bu sebeple mekanik çözülme fazladır. Canlı hayatı yoktur İç ısısını kaybetmiştir. Bundan dolayı volkanik olay görülmez. Ay günü: Dünyadaki herhangi bir meridyenin ard arda iki kez Ay’ın karşısından geçinceye kadar geçen süredir. Bu süre 24 saat 50 dakikadır Güneş günü: 24 saattir Ay günü ile güneş günü arasındaki zaman farkından dolayı bir yerde Ay her gün bir önceki güne göre daha geç gözlenir ve gel-git olayı daha geç oluşur.   AY’IN EVRELERİ   Ay’ın aydınlık yüzünün dünyadan görünüşünde bir ay boyunca meydana gelen değişikliklerdir.   Yeniay ve dolunay evrelerinde büyük gel-git yaşanır. Sebebi dünya , ay ve güneşin aynı doğrultuda olmasıdır. İlk ve son dördünde ise küçük gel-git yaşanır.   Güneş tutulması, Ay’ın Güneş ile Dünya arasına girmesi ve bazı özel koşulların sağlanması neticesinde meydana gelir. Tutulmanın olabilmesi için, Ay'ın, Dünya etrafındaki yörüngesiyle Dünyanın Güneş etrafındaki yörüngesinin kesişim yerlerini belirleyen düğüm noktalarında veya bu noktalar civarında (Yeniay safhasında) bulunması gerekir. Bilindiği üzere bir yıl içerisinde Ay, Dünya etrafında 12 kez ... Devamı

02 10 2012

Yer Kabuğunun iç yapısı

YERKABUĞUNUN  (LİTOSFER) YAPISI          Yerküre, çeşitli kayalardan oluşmuş katı bir kabukla çevrilidir. Buna yerkabuğu denir. -Yerkabuğunun ortalama kalınlığı karalarda 35-40 km ,denizlerde ise 8-10 km dir. -Yerkabuğu yoğunluğu ve kalınlığı farklı iki tabakadan oluşur. Bunlar;   a-)Sial: Üzerinde yaşadığımız katmandır. Silisyum ve alüminyum bileşikleri fazla olduğu için bu isim verilmiştir. -Kalınlığı karalarda fazla, denizlerde azdır. -Granit , kalker  ve kumtaşı gibi hafif olan taşlardan oluşur.     b-)Sima: Bu katman henüz katılaşmamış taşlardan oluşur. -Yoğunluğu daha fazla olan bazalt türü taşlardan oluşur. -Silisyum ve magnezyum bileşikleri fazla olduğu için bu isim verilmiştir. -Kalınlığı karalarda az , deniz diplerinde fazladır. YER YUVARLAĞININ İÇ YAPISI    -Yerin iç yapısıyla ilgili en geçerli bilgiler deprem dalgaları ile elde edilir. Ayrıca volkanizma ile çıkan malzemelerin ve  taşların incelenmesiyle de gerekli bilgiler elde edilir. 1-) MANTO: Yer kabuğunun altındadır ve malzemeler koyu eriyik haldedir. -Yeryüzünü etkileyen volkanizma ve depremler kaynağını buradan alırlar. 2)ÇEKİRDEK: Yoğunluğu ve kalınlığı en fazla olan katmandır. -Demir ve nikel fazla olduğu için buraya  NİFE denilmektedir. -Yoğunluğu fazla olduğundan barisfer de denilmektedir. -Yoğunluğun fazla olmasından dolayı iç çekirdekte malzemeler katı haldedir.    JEOLOJİK DEVİRLER 1- )İlk Zaman (antekambriyen) -İlk canlı algler oluşmuştur. -En eski kıvrımlarla kıta çekirdekleri oluşmuştur. 2- )I. Zaman (paleozoik) -Yer kabuğundaki şiddetli kırılma ve kıvrılmalarla kıta çekirdekleri büyümüştür. -Sıcak ve bol yağışlı iklim döneminde gür bitki toplulukları oluşmuştur. ... Devamı