02 01 2009

YENİ YIL, YENİ YILDAN BEKLENTİLERİMİZ (KOMPOZİSYON)

          YENİ YIL HAYALİ

Benim için “Yeni yıl geliyor” değildir aslında “Yeni yıl bitiyordur”. 31 aralık 2008 gecesi yatmamla, 01 ocak 2009 sabahı kalkmam arasında bir değişiklik olmamıştır. Aynı hayat, aynı ben, aynı bilgi, aynı insanlar, aynı ev, aynı okul, aynı harçlık, aynı yasaklar. O halde niye seviniyorum ben tarih atarken bir rakamı farklı yazıcam diye mi?

 Gün sabah olunca, o günü bitti sayarım. Hafta, pazartesi olunca hafta gitti derim Ay, ilk haftaya ulaşınca ay bitter. Yıl Ocak olunca yılı da bitti kabul ederim.. İşte her insanın bir günü, bir haftası, bir ayı, bir yılı iyi kötü böyle bitip gider.

Değişiklikse istediğim beklediğim yeni bir yıldan , yasaklarım kalkmalı,harçlığım artmalı,ders notlarımın hepsi çok iyi olmalı, yeni bir kıyafet, yeni çevre dertsiz tasasız insanlar. Bunların olması için  niye yılın bitmesini bekliyorum. Zaten memnunsan  her şeyden, 2009’dan neden bu kadar çok şey bekliyorum?Her yeni yıl yeni ümitlerin düşlendiği yıl oluyor. Ama sadece `düşlerdeki dünya` olarak hayallerde kalıyor.Sadece istemekle, umut etmekle, yeni yıldan bişiler  beklemekle geçiyor.

Yine savaşlar oluyor.Yine açlıktan , trafik kazalarından, hastalıklardan insanlar ölüyor.İşsizlik yine var.Yine hırsızlık, cinayet, ölümler, intiharlar  gazetenin ilk sayfalarında yer alıyor.Yeni yılda ailesinden bir pc hediye alan bir bisiklet alan çocuklar, diğer tarafta okul çantası kalemi defteri olmayan çocuklar. Yani dünyanın her hangi bir yerinde evsiz, yurtsuz, yuvasız kalmış bir anneye, babaya, çocuğa yeni yıl ne anlatabilir ki. Havai fişekler yerine füzeler, bombalar düşen insanlar ne düşünüyordur acaba yeni yılla alakalı. Çocuğunun karnını doyuracak yoksun bir baba için ne anlamı var yeni yılın bir çocuğuna bir bardak süt verememiş bir anne için yeni yıl, eski yıl ne farkeder? Dünyada her gün açlıktan, soğuktan, hastalıktan, terörden ölen binlerce insanın ölümü mü kutlanıyor.?Bunlar bitti derseniz tamam herkes kutlasın sevinsin dans etsin oynasın.

 Zamanlarını en kötü şekilde kullananlar, en çok, zamanın kısalığından şikayet edenlerdir diyor, La Bruyere. *Bir yılın değerini anlamak için, final sınavını geçememiş bir öğrenciye sor. *Bir ayın değerini anlamak için erken doğum yapmış bir anneye sor. *Bir haftanın değerini anlamak için haftalık bir gazetenin editörüne sor. *Bir saatin değerini anlamak için buluşmak için bekleyen aşıklara sor. *Bir dakikanın değerini anlamak için treni, otobüsü veya uçağı kaçıran birine sor. *Bir saniyenin değerini anlamak için bir kazadan sağ çıkmış birine sor. *Bir milisaniyenin değerini anlamak için olimpiyatlarda gümüş madalya kazanmış birine sor. *Vakit kimse için beklemez. Sahip olduğun her dakikanın kıymetini bil. Onu bazı özel kişilerle paylaştığında değerini daha iyi bileceksin.

 

Dileklerimin gerçekleşmediği sadece düşlerde kaldığı bir yılı bırakıp , yine aynı sıkıntıların yaşandığı bir yıla sevinerek giremiyorum. Ben böyle yeni yıl istemiyorum.

Yeni bir yılı sadece hayal ediyorum. İçinde sevginin olduğu, gerçek dostlukların olduğu, kavganın ve her türlü insanlık dışı tavır ve davranışların yok olduğu, açlıkların, sefaletlerin, eğitimsizliğin olmadığı , savaşın olmadığı, çocukların annesiz babasız olmadığı, bir yılı sadece hayal ediyorum. Yeni bir yıl düşlüyorum. Dünyada kimsenin katledilmediği, açlıktan ölmediği savaşların bitip tükendiği, herkesin birbirine saygı sevgi  ile baktığı yeni bir yılı sadece hayal ediyorum.


*Jean de La Bruyère, (d.16 Ağustos 1645 Paris, ö. 10 Mayıs 1696 Versailles) Fransız yazarı ,ve ahlakçısı.

 

663
0
0
Yorum Yaz